SesliUlkum.Com
 
 
Türk Milleti Sensiz Asla!
Kategori: GÜNCEL HABER, MHP HABEREklenme Tarihi: Eki 16th, 2012Ekleyen: admin
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (1 votes, average: 1,00 out of 5)
Loading ... Loading ...
1.371 kez okundu
Share |
Haber baglantisi

MHP Genel Başkan Yardımcısı E.Semih YALÇIN’ın 10. Olağan Büyük Kurultay sloganı olan “Türk Milleti Sensiz Asla!” ile ilgili olarak yazılı basın açıklaması yaptı.

MHP, 10. Olağan Büyük Kurultay’a “TÜRK MİLLETİ SENSİZ ASLA!” sloganıyla yürümektedir. Bu slogan, iki önemli açıdan değerlendirilebilir. Biri millî hâkimiyet, diğeri Türk milletinin varlığı veya bekasıdır.

Millî hâkimiyet, Anadolu topraklarında sadece Kurtuluş Savaşı sonunda tescil edilmiş değildir. Anadolu coğrafyasının Türkleşmesi ve Türklerin bölgedeki hükümranlığının tescili, Balkan faciasına denk gelen aydınlanma ve şuurlanma döneminin mahsulü de değildir. Millî Mücadele zaferle neticelendikten sonra, aslında fiilen var olan bir hakikat resmen yedi düvele kabul ettirilmiştir. Meselenin başlangıcı çok daha eskilere, Türk cihan hâkimiyeti felsefesinin Orta Asya’dan Balkanlara uzanan yolculuğuna dayanmaktadır. Bununla beraber Türk milletinin Anadolu’da tesis ettiği egemenliğin kalıcı temelleri Selçuklu saltanatının başlangıç yıllarında atılmıştır. Malazgirt Savaşı’yla öyle sağlam bir damga vurulmuştur ki Anadolu’nun tapusu en az 1000 yıldır Türk milletine aittir. Ancak modern anlamda bilinçlenme ve aydınlanma, Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki gelişme ve olaylarda aranmalıdır.

Milletimizin bekası, millî egemenlik bilincinin yerleşmesiyle yakından alakalıdır. Bu bilincin son kalesi olan Türkiye, büyük bir Selçuklu ve Osmanlı bakiyesinin üzerinde kurulmuştur. Devletin rejimi, yönetim şekli değişse de kurumları Selçuklu ve Osmanlı mirasıdır. Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti’ne dönüşürken, aydın ve bürokrat tabakasının sahip olduğu şuur birikimini de tevarüs etmiştir. Bu şuur birikiminin merkezinde, Türk milletinin varlığı ve bekası bulunmaktadır. Bilindiği gibi Millî Mücadele de, kendi kaderini tayin ve bekasını muhafaza için milletimizin birleştirdiği azmin zaferi olarak kazanılmıştır. Aynı azim ve irade, Cumhuriyet’in harcının karıldığı iman haznesidir.

Aydınlanma dönemini sarıp sarmalayan millî hâkimiyet prensibi, 1908’den sonraki Osmanlı parlamentosunda tartışmaya açılmıştır. Osmanlı Devleti’ni teşkil eden bütün kavim ve topluluklar, hâkim unsur olarak Türk milletinin varlığını kabul etmişlerdir. Buna bağlı olarak Türkçe bütün milliyetlerin ortak iletişim dili olarak Osmanlı anayasasına girmiştir. Saltanatın ve hilafetin meriyette olduğu bir dönemde ulaşılan bu bilinç ve seviye, çağının ötesindedir. Anayasa ve parlamento sürecinde, Türkiye’yi millî devlete götüren yolun kilometre taşları döşenmiştir.

Bugün yaşadığımız coğrafya, eski hesap defterlerini yeniden açan global güçlerin ve bilhassa Amerikan emperyalizminin tehdidi altındadır. Sözde dostumuz ABD, Orta Doğu ve Kafkasya’daki menfaatleri açısından Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü tehdit olarak görmektedir. Vaşington yönetimi, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra hükmünü yitiren yeşil kuşak projesinin yerine içinde Türk hâkimiyetinin bulunmadığı yeni bölgesel projeler üretmeye başlamıştır. Büyük Orta Doğu Projesi de bunlardan biridir; hedefinde Türkiye’nin bütünlüğü ve milletimizin bekası vardır. Hür, müstakil ve güçlü bir Türkiye, Amerikan planlarının önünde bir engeldir. Fakat ne acıdır ki Türk milletinin elinden Anadolu’nun tapusunu almak, Türk hükümranlığına son vermek için hayata geçirilmeye çalışılan BOP’un eş başkanlığını da Türkiye’nin Başbakanı üstlenmiştir.

Nitekim geçenlerde yapılan AKP kongresinde Başbakan Erdoğan gençlere 2071’i hedef gösterirken, Sultan Alparslan’dan ve Malazgirt Zaferi’nden söz etmiş, ancak Anadolu coğrafyasını mukimlerine yurt kılan Türk milletinin adını bile anmamıştır. Tarihi tersinden okumaya alışık olan Millî Görüş uzantısı bir partinin genel başkanının Türk varlığını görmezden gelmesi bizim için şaşırtıcı olmamıştır.

Sayın Başbakan ve AKP yönetimi bilmelidir ki atalarımızın mirası olan bu tapuyu Türk milletinin elinden almaya ne global güçlerin, ne de içerideki işbirlikçilerinin gücü yetecektir. İç ve dış tehditler karşısında, Millî Mücadele ruhunun tabii bir refleks olarak yeniden neşvünema bulacağına şüphe yoktur. Bunun en büyük göstergesi Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in varlığıdır. Millî şuurun ve milliyetçilik anlayışının siyasetteki temsilcisi olan partimiz, tabanı ve camiasıyla emperyalizmin bugünkü yayılmacı niyetleri karşısında aynı işlevi yerine getirmek üzere mücadele etmektedir. Bu mücadeledeki temel kıstaslarımızdan biri şudur: Türk milletinin hükümran olmadığı bir bölgede ve Türkiye’nin bulunmadığı bir dünyada bitmeyen kaos hâkim olacaktır.

Türkiye coğrafyası; Asya, Avrupa ve Afrika arasında çok önemli ve stratejik bir konumdadır. Bu üç kıtanın güvenliği ve istikrarı Türk topraklarının bütünlüğünden geçmektedir. Türkiye’nin bekası, bulunduğu coğrafyada barış, huzur ve istikrarın devamı açısından hayati önem taşımaktadır. MHP, bu gerçekten yola çıkarak Türkiye’de ve bölgede yaşanması muhtemel gelişmeleri dikkatle takip etmektedir. Bu çerçevede partimizin 4 Kasım’da gerçekleştirilecek 10. Olağan Büyük Kurultayı; Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in iradesini ortaya koymakla kalmayacak, milletimizin bekasını koruma ve yaşatma hususundaki azim ve kararlılığı da cümle âleme ilan edilecektir.

10. Olağan Büyük Kurultay, yeniden aydınlanma, uyanış ve dayanışma için aziz milletimize de bir çağrı, bir davet niteliği taşımaktadır. Kurultay’da; varlığımıza, bütünlüğümüze ve bin yıllık kardeşliğimize göz diken küresel güçlere, yerli işbirlikçilerine ve taşeronlarına cevap teşkil edecek bir mesaj verilecektir. 4 Kasımdan sonra ise MHP bütün mesaisini yeni bir millî birlik ruhu uyandırmak için harcayacak, mensuplarımız ve teşkilatımız Türkiye’yi karış karış dolaşarak şu çağrıyı tekrarlayacaktır:

Türkiye Türk milletinindir. Türk milletinin hâkim olmadığı bir Türkiye, bölünüp parçalanmış bir ülke demektir. Türk milleti egemenlik haklarından asla taviz vermeyecektir. Hükümranlığını hiçbir kavme, hiçbir ülkeye ve hiçbir küresel güce teslim etmeyecektir.

İşte MHP’nin 10. Olağan Büyük Kurultayının sloganı olarak benimsenen “TÜRK MİLLETİ SENSİZ ASLA” sloganı, bu çağrı ve mesajda ifadesini bulmaktadır.


 


Editorun sectikleri
SesliÜlküm sohbet

    SesliUlkum.Com Haber Sitesi

    Login


    SesliÜlküm.Com | Tüm Hakları Saklıdır © 2011-2012